Samstag, 31. Dezember 2016

#FatmaAfifeGürsoy#Mekkenin-Fethi

Bizi de kendileri ile Miladi yılbaşını kutlayanlar gibi gösterip, kutlayanlara dahil etmek için, bir bahane uydurup ve içimizde ki saf iyi niyetli Müslümanları kötü emellerine alet eden ve sosyal Medya'da paylaşan zihniyetlere lanet olsun!
Mekke Miladi 11 Ocakta feth edilmişken bunu 1 Ocağa çekmenin anlamı ne olabilir ey Müslüman kardeşlerim??
Uymayın bu yalana ve siz de uyarın ve araştırın bana inanmıyorsanız eğer!
Diyanet denen Merci niye sesini çıkarmıyor bu olaya acaba?
Yoksa Mekke'nin ne zaman fethedildiğini bilmiyorlar mı?!

Fatma Afife Gürsoy



Donnerstag, 29. Dezember 2016

Datu Cahid Gürsoy of Buayan Darussalam

Was bedeutet der Titel Datu ?


Datu
Datu oder Datto ist ein Titel für die Fürsten Südostasiens und wird unter anderem auf den Philippinen, in Malaysia, der Brunei und in Indonesien verwendet. In Indonesien bei den Toba-Batak auf der Insel Sumatra hat der Begriff die Bedeutung „Zauberpriester“. Datu waren, und sind zum Teil noch, Herrscher über mehr oder minder große Gebiete dieser Nationen und meist einem Sultan oder Raja untergeordnet. Die Kaste wäre auch vergleichbar mit den europäischen Herzögen, Grafen oder Marquis, je nachdem, wie viel Macht sie ausüben.

Das Wort Datu leitet sich von dem alt-malaiischen Begriff dato bzw. datok ab, einem Herrschaftstitel der Malaien.

Zusammen mit den Maharlika, den Timawa und den Alipin bildeten die Datu das Kastensystem des mittelalterlichen Südostasiens.

Auch heute gibt es in allen der oben genannten Nationen solche Fürsten.

Ferner wird der Titel Datuk Seri für männliche Mitglieder des malaysischen Parlaments (Dewan Rakyat) verwendet.

Inhaltsverzeichnis
Datus auf den Philippinen Bearbeiten

Muslimisch philippinische Gesellschaft Bearbeiten
Die Volksgruppe der Moros, ein Begriff, der aus dem Spanischen übernommen wurde, ist die größte ethnische Gruppe von Moslems auf den Philippinen. In der traditionellen Struktur der muslimischen Filipinos haben Sultane die höchste Autorität, gefolgt von den Datus, deren Entscheidungen sich nach dem Koran richten.

Der Einfluss von Datus wird an der Anzahl ihrer Untergebenen gemessen. Als Ausgleich für Abgaben und Arbeitsdienste sichern die Datus ihnen Hilfe bei Notlagen und Beistand in Streitfragen mit anderen Gemeinschaften zu. Ein Datu ist die Basis für einen reibungslosen Ablauf in der muslimisch philippinischen Gesellschaft. Er ist eine mächtige Autoritätsfigur, dem früher mindestens vier Ehefrauen zugestanden wurden, in der heutigen Zeit jedoch nicht mehr als eine. In früheren Tagen wurden von ihnen auch Überfälle auf andere Ortschaften angeordnet. Sie hatten zudem den Anspruch auf Vergeltung (maratabat) für den Tod eines Untertanen oder aufgrund einer Verletzung ihrer Ehre.

Datus sind auch heute noch in den muslimischen Gesellschaften auf der Insel Mindanao und dem Sulu-Archipel Oberhäupter einer Gemeinschaft, und sie verwalten dort die Schari'a (das Gesetz des Islam). Die Unterstützung der Datu ist ein wichtiger Bestandteil in den Regierungsabläufen einer muslimischen Gemeinschaft.
vor 8 Minuten · Vom Messenger gesendet


Mittwoch, 28. Dezember 2016

#FatmaAfifeGüersoy#Çeviri-Hatası

Almanca bazen çok hoşuma gidiyor.
Neden mi?
Bir kelimenin,bir karşılığı var genelde ve bu hep böyle.
Yani ne demek istediğini pat diye söyleyebiliyorsun. 
Hiç
"ama öyle demek istememiştim" diyemiyorsun, Türkler de olduğu gibi.
Bu yüzden olduğun gibi konuşuyorsun ve konuştuğun kelimeler gibi bir İnsansın.
Yani bir misal ile anlatayım bu meseleyi ben!
Koku kelimesini alalım misal olarak!
Duft
Geruch
Gestank
Bu üçü de kokuyu dile getiriyor.
Hiç bir şekil de kök bakımından, uzaktan yakından hiç alakaları yok birbirleriyle.
"Duft"
sadece güzel kokunun her çeşidi için kullanılır.
Yani parfüm çiçek bitki deniz yağmur toprak veya çok güzel bir tanıdık yemeğin kokusu veya içeceğin kokusu  için!
Yani hep positiv algıyı simgeler!
"Geruch" ise muhteviyatını bilmediğiniz bir kokudur!
Yani ortalıkta bir koku var ama...
Acaba bumu şumu dediğiniz.
Yani emin olamadığınız bir koku daha doğrusu!
"Gestank" ise rahatsız eden koku!
Yani leş veya lağam kokusu!
Oradan dayanamayıp ta uzaklaşmanıza sebep olan bir negativ algı!
Yani ben gülün kokusunu anlatırken bu inceliği bilemezsem çeviri de çok yanlış duygu naklederim istemeden!
Ama türkçeye çevirirken etraf işkembe çorbası kokuyordu dersem!!!
Kimine hoş gelirken kiminin midesini kaldırmış olurum.
Düşünsenize etten tiksinen birinin halini!
Çeviri yaparken algısına mı uyar yoksa çeviri yaptığı yazarın duygusuna mı?
Veya hamile bir kadının normal insana hoş gelen bir kokuyu istifra edecek kadar iğrenç olarak algılaması!
Bunu çeviriye yansıtırsa ?
Eyvah ki eyvah!!!
İşte mühim olan çeviriler  de
o duyguyu yerin de nakletmek !
Yoksa Düz ve ruhsuz çeviriyi, iki dil bilen her insan yapabilir.
Sonuç aynı olur mu???

F.A.G.
#FatmaAfifeGüersoy#Çeviri-Hatası


Donnerstag, 15. Dezember 2016

#FatmaAfifeGürsoy#ölüye-ağlamak

Benim rahmetli babam ne 
derdi biliyormusunuz?
"Cenazede kimse ölene ağlamaz kızım!
Ama herkesin gözünden yine de yaş akar!
Herkesin kendi ölüsü aklına gelir ve
o an cenazesin de bulunduğuna ağlıyor 
görünsede, aslında kendi ölüsüne ağlar !"

F.A.G.
#FatmaAfifeGürsoy#ölüye-ağlamak

Dienstag, 13. Dezember 2016

F.A.G.#FatmaAfifeGürsoy#Halep


وَجَاء مِنْ أَقْصَى الْمَدِينَةِ رَجُلٌ يَسْعَى قَالَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُوا الْمُرْسَلِينَ

Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Bu elçilere uyun.”
Sure Yasin:20 

Şimdiye kadar kendini MEHDİ diye ilan eden Sahtekarlarla dolu devrimiz Ya Rabbim
O şeytanın döllerinden hiç biri, Halep için  kılını dahi kıpırdatmadı!
Yasin suresini de ölülere okudukları için, Elçileri tastikleyen ve onların yolundan gitmeye teşvik eden kimse çıkıp gelemiyor 
artık.
Zaten Sen de herşeyi  Bilirsin!
Senin dediğin yiğit,
Yasin suresinin için de var sadece ! 
Bari Nemruta gönderdiğin 
en aciz yaratığın ve askerin
Sivri sinekleri şu zalimlere musallat et!
Sen ki herşeye Kadirsin!

F.A.G.
#FatmaAfifeGürsoy#Halep


Montag, 12. Dezember 2016

#FatmaAfifeGürsoy#Mevlüt-Feier



Sagt "Nein" 
zu Geburtstagfeiern und wünschen. 
Es ist ein Bid'ah!
Wenn Prophetengeburtstag gefeiert werden gewollt wäre, dann hätten seine Gefährten vor allen anderen getan.
Unser Prophet hat noch nie so etwas  getan. Auch nicht die Khulafai Rashiedien.
Es ist gegen die Sunnah.
Dies is von dem Osmanischen Sultan Selim II. in usere Religion Eingeführt worden
Denkt nach❗️

F.A.G.
#FatmaAfifeGürsoy#Mevlüt-Feier

#FatmaAfifeGürsoy#mauleed-celebrations

Say "No" to mauleed celebrations and wishes. 
It is a Bid'ah. 
If prophet's birthday is to be celebrated, his companions would have done before any others.
Our prophet has never done anything like so neither the Khulafay Rashedeen. 
It's against the Sunnah.
This was introduced, into our religion, by the Ottoman Sultan Selim II.
Think about it ❗️

F.A.G.
#FatmaAfifeGürsoy#

Sonntag, 11. Dezember 2016

#FatmaAfifeGürsoy#Mevlit-Kandili

Benim dikkati mi çeken şeye kafam takıldı mı, bir türlü araştırmadan duramıyorum.

Eğer 12 Rabiul evvel,
yani bu sene 10 Aralık 2016, Peygamberimizin (sav.) doğum gününe tekabül ediyorsa, bu demektir ki Ay takvimine göre, doğum günü her sene On gün geriye gider!
Tıpkı Ramazan ayında olduğu gibi! 
O zaman sorum şu olacak sizlere!
Peki siz Müslümansanız neden sizin doğum gününüz her sene aynı güne denk geliyor ?
Neden olacak "güneş takvimine göre doğum günümüzü kutluyoruz!" diyeceksiniz tabii!
Tamam o zaman!!!
Peygamber (sav) efendimizin, kameri doğum gününü güneş takvimine göre hesap yapın ve o tarihte kutlayın o zaman!
Yani peygamberin doğum günü eğer, Ay takvimine göre kutlanırsa o zaman siz de ona uymanız gerekir, Müslüman olarak!
Kuranda Ayet var !!!

"Kim Resulullah’a itaat ederse, gerçekte Allah’a itaat etmiş olur..." (Nisa Suresi, 80)
Üstelik Peygamberimizin doğum gününü kutladığına dair Kur'an da veya Hadislerde bir bilgi var mı?
Yada Sahabiler Peygamberimiz yaşarken veya vefatından sonra Onun doğum gününü kutladığını hiç duydunuz mu?
Olsaydı onlar kutlamazmıydı!

...Resul size ne verirse artık onu alın, sizi neden sakındırırsa artık ondan sakının ve Allah’tan korkun..." (Haşr Suresi, 7)

Bu adetin II. Sultan Selim tarafından icad edildiğini biliyormuydunuz?

F.A.G.
#FatmaAfifeGürsoy#Mevlit-Kandili

Sonntag, 4. Dezember 2016

#FatmaAfifeGürsoy#Selam

Pazartesi iyi başladı yine 🙃

En sevdiğim şey şu gurbet elde Allahın Selamını yaymak.
Her gördüğüm "Müslümana" güler yüzle "Esselamualeyküm" derim ben.
Bazısı trene bakan Öküz gibi,
bazısı sudan çıkmış Balık gibi, donuk donuk bakıp geçer !
Bazısı "Nerden tanışıyorduk?" der
"Selam vermek sünnet alması farz" 
olduğunu dahi bilmezler!
Ama adı  Müslümandır bu zümrenin!
Müslümanım deyipte, Selam almayı dahi bilmeyenlerin, birde İslami kuruluşların yönetimin de yer aldıklarını gördünğüm de, daha da acıyorum bu zavallılara!
Toplantılar da konuşurken görseniz aynı tipleri,  
mangal da kül dahi bırakmazlar !
Eeeeeeeee
Namaz kıldıran seccade ❗️
Kuran okuyan Kalem❗️
Bismillah diyen Su bardağı❗️ 
icat edildi gari,
birde 
"Selam alan Başörtü ve Takke" 
yapılsa da, bende Müslümanım diyenlerin 
"Örtüsüne ve Takkesine"
selam vermiş olsam bari.
BM.5.12.20164
 
 F.A.G
#FatmaAfifeGürsoy#Selam

F.A.G. #FatmaAfifeGürsoy#Babamın-Hikayeleri

Ben nerede yaşarşam yaşayayım, her zaman vatanımı özlüyorum. Gerçi pek Türkiye'de yaşamadım ama babam bizi o kadar çok vatan ve bayrak sevgisiyle büyüttü ki.
Allah ondan razı olsun.
Babamın çoğu akrabalarını görmememize ve tanımamıza rağmen, hepsini tanır ve tüm özelliklerini ve hikayelerini biliriz.
Babam tek çocuk olduğu için bizleri sadece çocuğu gibi değil bir kardeşi gibi severdi ve hayatın da ne gördüyse ve duyduysa , buna babasının annesinin tüm akrabalarının anlattıkları dahildi ve hepsini bize aktarırdı bu gurbet elde.
Tek korkusu bu anlattıklarının unutulmasıydı.
Ben babamın, taa dedelerinden kalma masallarıyla büyüdüm.
Babamın her anlattığını küçüklüğümden beri yazardım. Babam benim yazdığımı görünce çok mutlu olur ve daha da detaylı anlatıtdı.
Dedem Osmanlı ordusun da kumandan  olduğu için çok şehir gezmişlerdi. Dedem'den bana kadar gelen bir özellik olsa gerek, Babam da çok değişik yabancı dili, çok güzel konuşurdu.
Babamın en çok önem verdiği şey, Türkçe'yi yabancı kelime içine karıştırmadan konuşmamızdı.
Tarih deyince tüm öncelikler yer değiştirirdi. Pazar sabahları kahvaltı da Ural Altaydan çıkardık öğleye doğru Selçuklu devletin de olurduk, İkindi de Osmanlı ve nihayet akşama Türkiye Cumhuriyetini kurardık.
Vatanının yemekleri en önemlisiydi.
Her Bitkinin neye iyi geldiğini bilirdi.
Babam bana vejeteryen olduğum için tüm Türkiye de yetişen otları ve faydalarını ve ne tür yemek yspılabileceğini anlatırdı.
Hele kıtlık zamanın da yetişen bir çocuk olarak, yenilemiyen bitkileri dahi yenilebilir hale nasıl getirilir, bana anlatmıştı!
Şimdi babamı Rahmetle anıyorum.
 Türkiye'den getirdiğim minicik İncir fidem kocaman ağaç olup, İncirleri Almanya gibi soğuk bir ülke de büyüyemeden, bu hafta soğuktan yere düşmüşlerdi!
Ağacım da benim gibi gurbet elde kök salmıştı ve bu soğuk hava da ezan sesi olmadan ayakta kalmaya çalışıyordu.
Küçücük İncirleri toplayıp yıkadım ve Babamın bana öve öve bitiremediği Urfa yöresine ait incir patlağı yemeğini yaptım.
Eşim ve çocuklarım ilk defa yediler ve çok beğendiler. Bende onlara babamın ülkesini ve yemeklerini anlattım. Yani Babam beden olarak öldü ama Babasını ve dedelerini yaşatmıştı herzaman.
Şimdi ben Anlatıyorum babamı ve dedelerini ve hikayelerini.
İnşaAllah benimde çocuklarım torunlarıma anlatır bu anlattıklarımı.
Yani biz Almanyaya gelirken, tüm kültürümüzü de getirmişiz ve en azından Bahçelerimizi de Vatanımız da ki bitkilerle şenlendirdip kendimize küçükte olsa bir vatan kurmaya çalıştık.
Meyve vermese dahi görüntüsü yeter vatanımdan getirdiğim ağaçlarımın hepsinin.
Allah Anneme Banbama ve Ceddime Rahmet etsin İnşaAllah. Hepsini Firdes Cennetin de cem etsin.


F.A.G.
#FatmaAfifeGürsoy#Babamın-Hikayeleri